Bu sayfada 2 bölüm
10 soru, açıklamalı
37–42. sorular. İngilizce bir cümlenin en doğru Türkçesi ya da Türkçe bir cümlenin en doğru İngilizcesi sorulur. Şıkkını seç; doğru cevabı ve seçtiğin şıkkın neden olmadığını hemen oku.
By the time the earliest grammarians set about codifying the vernacular, the vowel shift that would later be held responsible for the notorious mismatch between English spelling and pronunciation had already been under way for well over a century.
Olayların sırası tersine çevrilmiştir; kaynakta ünlü kayması dilbilgisi çalışmalarından çok önce başlamıştır.
Kaynak kaymanın başlangıcını dilbilgisi çalışmalarına bağlamaz; ayrıca would later ile verilen sonraki suçlama zamanı yok edilmiştir.
Under way süreci devam eden olarak sunar, tamamlanmış değil; would later be held responsible da o dönemde sorumlu tutulan biçiminde yanlış zamana taşınmıştır.
Kaynakta dilbilgisi yazarlarının kaymayı önlemeye çalıştığına dair bir bilgi yoktur; özne ve eylem tümüyle uydurulmuştur.
Doğru cevap B
By the time ile kurulan zaman çapası giriştiklerinde ile karşılanmış; had already been under way for well over a century ise çoktan yüz yılı aşkın bir süredir devam etmekteydi ile süregiden ve önceden başlamış bir süreç olarak aktarılmıştır. Would later be held responsible geçmişteki bir noktadan bakılan gelecektir ve sonradan sorumlu tutulacak olan ile doğru verilmiştir.
What distinguishes the museum's new display from its predecessors is not so much the objects themselves, many of which have long been on view, as the curatorial decision to juxtapose them with the testimonies of the communities from which they were taken.
Not so much X as Y karşılaştırması tersine çevrilmiş, have long been on view da ilk kez sergilenen ile çelişecek biçimde değiştirilmiştir.
Juxtapose yan yana koymaktır; tanıklıklardan ayırmak anlamı tersine çevirir.
Kaynakta yeni sergi öncekilerden ayrılır; seçenek onu öncekilerle neredeyse aynı sayar ve neden ilişkisini uydurur.
Not so much ... as yapısı iki öğeye eşit ağırlık vermez; ayrıca from which they were taken alındıkları demektir, bağışlayan değil.
Doğru cevap E
What distinguishes ... is vurgulu yapısı ayıran şey ... -dir ile karşılanmıştır. Not so much X as Y, asıl ağırlığın Y'de olduğunu bildirir ve nesnelerin kendisinden çok ... karardır biçiminde doğru yönde aktarılmıştır. Many of which have long been on view ve from which they were taken yan cümleleri de eksiksiz verilmiştir.
The curator contended that the panel had been misattributed to the master, inasmuch as infrared reflectography disclosed an underdrawing at odds with the meticulous preparatory practice documented in his workshop.
At odds with çelişen demektir; örtüşen ifadesi gerekçeyi tersine çevirir ve yanlış atıf iddiasıyla mantıksal olarak bağdaşmaz.
Contend bir iddiayı savunmaktır; kanıtladı ifadesi küratörün görüşünü kesinleşmiş bir sonuca dönüştürür.
Neden-sonuç ilişkisi tersine çevrilmiştir; kaynakta alt çizim zaten bulunmuş ve iddianın gerekçesi olmuştur, iddia yüzünden aranmamıştır.
Inasmuch as gerekçe bildirir, karşıtlık değil; seçenek küratörün vardığı sonucu da tersine çevirerek panoyu ustaya ait sayar.
Doğru cevap E
Contend bir görüşü savunmak anlamındadır ve öne sürdü ile karşılanır. Misattribute yanlışlıkla atfetmek, disclose ortaya çıkarmak, at odds with ise çelişen demektir. Inasmuch as gerekçe bildirir ve gerekçe göstererek yapısıyla doğru biçimde aktarılmıştır.
Had the price of paper not fallen so steeply in the fifteenth century, the printing press, however ingenious its mechanism, would scarcely have transformed literacy as rapidly as it eventually did.
Gerçek dışı koşul gerçekleşmiş bir nedene dönüştürülmüş, hızlı dönüşüm de daha yavaş bir dönüşüme çevrilmiştir.
Geçmişe yönelik varsayım, gelecekte gerçekleşebilecek bir koşula dönüştürülmüştür; on beşinci yüzyıl bağlamıyla da çelişir.
Kaynak kağıt fiyatının düşüşünü belirleyici sayar; olsaydı bile ve aynı hızla ifadeleri bu etkenin önemsiz olduğunu ileri sürer.
Olumsuzluk düşürülmüştür; kaynaktaki varsayım fiyatın düşmediği durumdur, düştüğü durum değil.
Doğru cevap A
Had ... not fallen devrik yapısı geçmişe yönelik gerçek dışı bir koşuldur ve düşmemiş olsaydı ile karşılanır. Would scarcely have transformed, dönüştürmesi pek olası olmazdı ile verilmiştir. As rapidly as it eventually did ise sonunda dönüştürdüğü kadar hızlı ile gerçekleşmiş hıza doğru biçimde bağlanmıştır.
The light now reaching our telescopes from the most distant quasars was emitted when the universe was less than a billion years old, so what astronomers observe is not the objects as they are today but as they were before most galaxies had even formed.
Not X but Y yapısı tersine çevrilmiş, gözlenen şey bugünkü hal olarak gösterilmiştir.
Was emitted geçmişte gerçekleşmiş bir olaydır; yayılacaktır ve gözlemleyecektir ifadeleri onu geleceğe taşır.
Before had formed oluşmadan önce demektir; oluştuktan çok sonra ifadesi zaman ilişkisini tersine çevirir.
Işık teleskoplara şimdi ulaşmaktadır, evren gençken değil; cisimlerin bugünkü haliyle gözlendiği iddiası da kaynağın temel fikrini çürütür.
Doğru cevap E
Now reaching şu anda ulaşan, was emitted ise geçmişte yayılmıştır olarak verilmiştir. Before most galaxies had even formed, gökadaların çoğu henüz oluşmamışken ile geçmişteki önceliği korur. Not as they are today but as they were yapısı da bugünkü hali değil, ... sahip oldukları haldir biçiminde doğru aktarılmıştır.
Karşılaştırmalı dilbilimciler, ses değişimlerinin istisnasız işlediği varsayımını on dokuzuncu yüzyılın sonlarına gelindiğinde çoktan benimsemiş olsalar da bu ilkenin ödünçleme ve örneksemeyle açıklanabilen düzensizlikleri ne ölçüde göz ardı ettiği hala tartışılmaktadır.
Kaynakta varsayım o tarihte çoktan benimsenmiştir; began to adopt başlangıç bildirir, has since been settled ise tartışmanın sürdüğü bilgisini tersine çevirir.
Kaynaktaki karşıtlık (-sa da) Since ile neden-sonuca dönüştürülmüş ve tartışmanın sona erdiği söylenmiştir.
Will have adopted, geçmişte tamamlanmış bir eylemi geleceğe taşır; kaynakta söz konusu olan on dokuzuncu yüzyıldır.
Abandoned, benimseme anlamını tam tersine çevirir; kaynakta dilbilimciler bu varsayımı terk etmemiş, benimsemiştir.
Doğru cevap A
Benimsemiş olsalar da yapısı, belli bir geçmiş zamana kadar tamamlanmış eylemi bildirir ve by the late nineteenth century ile birlikte had already adopted biçiminde verilmiştir. Hala tartışılmaktadır ise süregiden durumu anlatan is still being debated ile karşılanmış, olsalar da bağlacı Although ile korunmuştur.
Mercan resiflerinde ağarmanın deniz suyu sıcaklığındaki kısa süreli fakat şiddetli artışlarla tetiklendiği uzun zamandır bilinmekle birlikte, mercanların ortakyaşar alglerini yitirdikten sonra hangi koşullarda toparlanabildiği hala tam olarak aydınlatılamamıştır.
Prolonged but mild (uzun süreli fakat hafif), kaynaktaki kısa süreli fakat şiddetli niteliğinin tam tersidir.
Etken çatı kullanılarak ağarmanın sıcaklık artışını tetiklediği söylenmiş, neden-sonuç ilişkisi tersine çevrilmiştir.
Kaynakta konu toparlanma koşullarıdır ve hala aydınlatılamamıştır; seçenek alg edinimini ve konunun aydınlatıldığını söyler.
Kaynakta önce algler yitirilir, sonra toparlanma gelir; seçenek bu sırayı tersine çevirir.
Doğru cevap A
Kısa süreli fakat şiddetli brief but intense, ortakyaşar algler symbiotic algae, aydınlatılamamıştır ise have yet to be fully elucidated ile karşılanmıştır. Ağarmanın sıcaklık artışlarıyla tetiklenmesi edilgen is triggered by ile, alglerin yitirilmesinin toparlanmadan önce gelmesi de after losing ile doğru verilmiştir.
Yeni antibiyotik sınıflarının keşfi son birkaç on yılda neredeyse durma noktasına gelmiş olduğundan, mevcut ilaçların etkinliğini korumaya yönelik stratejiler, bu ilaçların yerine yenilerini geliştirmeye yönelik çabalardan daha acil bir öncelik haline gelmiştir.
Complete standstill, kaynaktaki neredeyse ifadesini düşürerek keşfin tamamen durduğunu söyler.
Karşılaştırılan öğeler yer değiştirmiş ve yeni ilaç geliştirme çabaları daha acil gösterilmiştir.
Neden ile sonuç yer değiştirmiştir; kaynakta stratejilerin önem kazanmasının nedeni keşfin durmasıdır.
No less pressing than, en az onun kadar acil anlamına gelir; kaynakta ise koruma stratejileri açıkça daha acildir.
Doğru cevap D
Neden bildiren -dığından yapısı Since ile, neredeyse durma noktasına gelmek ise has all but come to a standstill ile verilmiştir. Ana cümledeki karşılaştırma (çabalardan daha acil) a more pressing priority than efforts ... biçiminde doğru sırayla korunmuştur.
Senolitik ilaçların farelerde yaşa bağlı doku hasarını azalttığı gösterilmiş olmakla birlikte, bu ilaçların insanlarda uzun süreli kullanımının güvenli olup olmadığı, şu anda yürütülmekte olan klinik denemeler tamamlanıncaya dek bilinemeyecektir.
Kaynakta güvenliğin henüz bilinmediği söylenir; had already been known bilginin geçmişte zaten mevcut olduğunu ileri sürer.
Farelerdeki bulgu zaten gösterilmiştir, geleceğe ertelenemez; ayrıca insanlarda güvenliğin bilindiği iddiası kaynakla çelişir.
Kaynakta denemeler hala sürmektedir; seçenek bunları çoktan tamamlanmış ve güvenliği kanıtlanmış gösterir.
Increase (artırmak) kaynaktaki azaltmak fiilinin zıttıdır; tüm cümlenin geçmişe kaydırılması da şu anda süren denemeler bilgisini siler.
Doğru cevap C
Gösterilmiş olmakla birlikte ifadesi although ... have been shown ile present perfect edilgen olarak verilmiştir. Bilinemeyecektir will not be known ile, tamamlanıncaya dek ise until ... have been completed ile gelecekte tamamlanacak bir eylem olarak doğru karşılanmış; yürütülmekte olan da currently being conducted ile korunmuştur.
Karanlık maddenin varlığı doğrudan gözlemlenememekle birlikte, galaksilerin dönme eğrilerinde görülen ve yalnızca görünür kütleyle açıklanamayan sapmalardan dolaylı olarak çıkarsanmaktadır.
Corroborated directly doğrudan doğrulama anlamı taşır; kaynakta varlık dolaylı olarak çıkarsanır, doğrudan teyit edilmez.
Visible mass alone suffices sapmaların görünür kütleyle açıklanabildiğini söyler; kaynakta bunun tam tersi belirtilir.
Alone yerine even kullanılması sapmaların hiçbir şeyle, görünür kütleyle bile açıklanamadığı anlamını verir; kaynakta yalnızca görünür kütlenin yetersiz olduğu söylenir.
Postulated in advance, independently of the anomalies varlığın sapmalardan bağımsız olarak önceden varsayıldığını söyler; kaynakta varlık tam da bu sapmalardan çıkarsanır.
Doğru cevap A
Doğrudan gözlemlenememekle birlikte ifadesi although ... eludes direct observation ile, çıkarsanmaktadır ise is inferred indirectly ile karşılanmıştır. Yalnızca görünür kütleyle açıklanamayan sapmalar da cannot be accounted for by visible mass alone ile alone sözcüğü korunarak eksiksiz aktarılmıştır.
Nasıl çözülür?
- Önce ana fiili ve zamanını bul; şıkların çoğu zaman ya da kip farkıyla elenir.
- Olumsuzluk, karşılaştırma ve miktar ifadelerini (hardly, more than, most) kontrol et.
- Şıkları kelime kelime değil, anlam olarak karşılaştır; en eksiksiz ve en az ekleme yapan şık doğrudur.
Konunun anlatımı: İngilizce–Türkçe çeviri.
Sorular Fishenglish için özgün olarak yazıldı; ÖSYM'nin çıkmış sorusu değildir. Çıkmış sorular için ÖSYM bağlantılarına bak.
